3,4 Milyon Yıllık Bir Bulmacanın Çözülüşü
Etiyopya’nın Afar Rift bölgesinde 2009 yılında bulunan ve uzun süre kimliği çözülemeyen bir ayak kemikleri seti, paleoantropolojinin en inatçı gizemlerinden biriydi. “Burtele ayağı” olarak bilinen bu fosiller, insan benzeri özelliklere sahipti ancak hangi türden geldikleri yıllarca belirsiz kaldı. Araştırmacılar o dönem bile kemiklerin Australopithecus afarensis — ünlü “Lucy” türü — ile uyuşmadığını biliyordu fakat elde yeterince kanıt yoktu.
Şimdi, 16 yıl süren saha çalışmaları, yeni kazılar ve kapsamlı laboratuvar analizleri sonucunda, bu 3,4 milyon yıllık ayak kemiklerinin Australopithecus deyiremeda türüne ait olduğu kesinleşti. Bu sonuç yalnızca bir fosilin kimliğini ortaya koymakla kalmadı; erken insan evriminin beklenenden çok daha çeşitlilik içeren bir yürüyüş ve yaşam biçimine sahip olduğunu da gösterdi.
ARAŞTIRMANIN METODOLOJİSİ: 16 Yıllık Arayışın Anatomisi
Kazılar, Buluntular ve Bilimsel Şüphecilik
- 2009: Woranso-Mille paleontolojik sahasında ilk sekiz ayak fosili (postkraniyal, yani boyun-altı iskelet parçaları) bulundu. Fosiller “Burtele ayağı” olarak adlandırıldı.
- 2012: Araştırmacılar ilk raporu yayımladı; kemiklerin A. afarensis ile uyuşmadığı anlaşıldı ancak tür belirlemek için yeterli veri yoktu. Paleoantropolojide, tür tanımlamak için genellikle kafatası, çene ve diş bulguları esas alınır.
Arizona State University’den paleoantropolog Yohannes Haile-Selassie, o dönemki bilimsel temkinliliği şu sözlerle açıklıyor:
“Alanımızda boyun altındaki kemiklere bakarak tür tanımlamak yaygın bir uygulama değildir. Bu nedenle, ayakla net ilişkilendirilebilecek bir kafa, çene veya diş örneği bulmayı umuyorduk.”
Fosillerin Stratigrafik (Katman Bilimi) Sorgulaması
Araştırmacılar 2012’de bölgede bazı dişler bulmuş olsa da, bu dişlerin Burtele ayağının bulunduğu aynı tortul tabakadan gelip gelmediğini kesinleştiremediler. Kaymanın, tortuların yer değiştirmesinin ve doğal süreçlerin yanılgıya yol açabileceğinden şüphe ettiler.
2015 ve Sonrası: A. deyiremeda’nın Tanımlanması
- 2015: Aynı bölgede yeni kafatası ve çene parçaları bulundu; bu bulgular Australopithecus deyiremeda adlı yeni bir türün tanımlanmasına yol açtı.
- Ancak hâlâ kritik bir eksik vardı: Bu türe ait ayak kemikleri yoktu. Dolayısıyla Burtele ayağı ile yeni tür arasında ilişki kurmak mümkün değildi.
Nihai Eşleşme: 10 Yıllık Ek Çalışma
Son on yılda yapılan ayrıntılı kazılar, stratigrafik analizler, radyometrik yaşlandırma (özellikle radyokarbon ve diğer jeokronolojik yöntemler) ve morfolojik karşılaştırmalar sonucunda, araştırma ekibi nihai sonuca ulaştı:
2009’da bulunan ayak fosilleri kesin olarak Australopithecus deyiremeda’ya aittir.
Burtele ayağı (solda) ve bir goril ayağının ana hatlarına gömülü ayak.
BULGULAR: Erken İnsanların Ayağa Kalkışı Sandığımızdan Daha Çeşitliymiş
1. İlkel ve Modern Arası Bir Ayak Yapısı
Burtele ayağı, insan evrimi açısından “geçişsel” bir özelliğe sahip:
- Tersine dönebilen (opposable) bir başparmak (adetuce olan bu yapı, ağaçlara tutunma ve tırmanma için kritik)
- Buna karşın iki ayak üzerinde yürüyüşe uygun bir kavis ve eklem biçimi
Bu durum, A. deyiremeda’nın hem ağaçlara tırmanabilen, hem de yerde iki ayak üzerinde yürüyebilen bir hominin olduğunu gösteriyor.
2. Yürüyüş Mekaniği Homo sapiens’ten Farklıydı
Modern insan yürüyüşünde ağırlık ve itiş gücü büyük oranda başparmak üzerinden sağlanır.
Ancak A. deyiremeda için durum farklıydı:
- Yerde yürürken itiş kuvveti ikinci parmak üzerinden üretiliyordu.
Bu, yürüyüş stilinin modern bipedalizmin (iki ayaklı yürüme) erken bir varyantı olduğunu ortaya koyuyor.
Haile-Selassie bu noktayı şöyle özetliyor:
“Burtele ayağı bize, erken insanlarda iki ayak üzerinde yürümenin tek bir biçimi olmadığını gösteriyor. Yerde iki ayak üzerinde yürümenin birden fazla yolu vardı.”
3. Ardipithecus ile Beklenmedik Evrimsel Süreklilik
Araştırmacılar bu fosili Ardipithecus ramidus (4,4 milyon yıl önce) ile karşılaştırdığında daha da çarpıcı bir tablo ortaya çıktı:
- A. ramidus’ta da beklenmedik şekilde tersine dönebilen bir başparmak vardı.
- Üzerinden 1 milyon yıl geçmesine rağmen, A. deyiremeda bu özelliği kısmen korumuş görünüyordu.
Haile-Selassie’nin yorumu:
“4,4 milyon yıl önce Ardipithecus’ta bile bu kadar beklenmedik bir şekilde ters başparmak olması şaşırtıcıydı. Şimdi 3,4 milyon yıl önce Burtele ayağını bulmak daha da şaşırtıcı.”
4. İki Türün Uyumu: A. deyiremeda ve A. afarensis Aynı Bölgeyi Paylaştı
Yeni radyometrik tarihlendirme, iki türün aynı coğrafi bölgede, aynı zaman diliminde yaşadığını doğruladı.
Bu durum önemli bir evrimsel sonuca işaret ediyor:
- Farklı hominin türleri aynı ortamda rekabet etmeden birlikte var olabildi.
- Araştırmacılar bunun, iki türün farklı diyetlere ve farklı ekolojik rollere sahip olmasına bağlandığını düşünüyor.
UZMAN GÖRÜŞLERİ VE ALINTILAR
Haberin bilimsel omurgasını oluşturan alıntıları tam haliyle sunuyoruz:
Yohannes Haile-Selassie (Arizona State University):
- “Türlerin tanınmasında genellikle kafatası, çene ve dişler kullanılır.”
- “Ardipithecus ramidus’ta kaçırılmış bir ayak baş parmağının varlığı büyük bir sürprizdi…”
- “Sonra 1 milyon yıl sonra, 3,4 milyon yıl önce, daha da şaşırtıcı olan Burtele ayağını buluyoruz.”
- “Burtele ayağı gibi örnekleri bulma fikri, yerde iki ayak üzerinde yürümenin birçok yolu olduğunu gösteriyor.”
Bu ifadeler, hem bilimsel temkini hem de bulgunun evrimsel önemini net şekilde yansıtıyor.
İnsan Evrimi Sanıldığından Daha Çeşitli Bir Yol İzledi
Burtele ayağının A. deyiremeda ile kesin olarak eşleştirilmesi, erken hominin çeşitliliği ve bipedalizmin evrimi hakkında şimdiye kadar bilinmeyen büyük bir tabloyu açığa çıkardı:
- İki ayaklılık tek bir çizgide gelişmedi, farklı türler farklı yürüme biçimlerine sahipti.
- A. afarensis (Lucy’nin türü) ile A. deyiremeda aynı ekosistemde barış içinde yaşayabildi.
- 3–4 milyon yıl önce Afrika’da düşündüğümüzden çok daha fazla evrimsel deney yaşanıyordu.
Bu araştırma, insan evriminin lineer değil; çok dallı, çok biçimli ve çevresel koşullara uyum sağlayarak çeşitlenen bir süreç olduğunu yeniden hatırlatıyor. Bilim insanları şimdi A. deyiremeda’nın diğer iskelet parçalarını bulmak ve türün biyolojisini daha derin anlamak için çalışmalarını sürdürüyor.
3,4 Milyon Yıllık Gizem Çözüldü: Etiyopya’da Bulunan Tarihsel Ayak Kemikleri Nihayet Atalarımızla Eşleştirildi yazısı ilk önce Beyinsizler üzerinde ortaya çıktı.